Ben ne yapıyorum?

Markaların kafasındaki şeyi, insanların anlayacağı ve ilgilenebileceği bir şeye çeviririm.

Başlangıç Noktası

Fikir, iyi anlatılamadığı sürece sadece ihtimal olarak kalır.

Marka, anlatı ve internet kültürü tarafında çalışıyorum.

İlk sorulması gereken soru şu:

Bu içerik neden kimsenin umurunda olsun?

Kulağa sert gelebilir; ama birçok marka, yılların getirdiği alışkanlıklarla at gözlüğüyle —ya da havalı söylemek isterseniz tünel bakışıyla— konuya baktığı için bu soruyu sormaz.

Sonuç: Potansiyeli yüksek ama kitleye “geçmeyen” işler.

Ben bunun önüne geçmeyi seviyorum.

Alanlar

Strateji, içerik ve format.

İyi iletişim çoğu zaman “iyi fikir bulduk, tamamdır” noktasında bitmiyor.

Mesajın yerine oturması, doğru tonda çıkması ve markayla aynı frekansta hissettirmesi gerekiyor.

İlgi Çekici Strateji

Markanın neyi, neden ve nasıl söyleyeceğini netleştirmek. Pozisyonlama, kampanya fikri, mesaj mimarisi, anlatı çerçevesi ve benzer araçlarla önce motoru parçalara ayırıp, sonra birleştiriyorum.

Fikir sadece güzel dursun diye değil, bir amaca hizmet etsin diye üretilmelidir.

İçerik Sistemleri

Hiçbir şeyden “içerik takvimi”nden korktuğum kadar korkmam. Çünkü çoğu marka takvim yapıyor ama anlatı kurmuyor. Oysa ihtiyaç olan şey; logodan, renkten ya da mecradan bağımsız çalışabilecek bir anlatı örgüsü.

İyi markaları ayırt etmemizi sağlayan şey de tam olarak bu: Logoyu görmeseniz bile kimin konuştuğunu anlarsınız.

Format Geliştirme

Mesajınızı doğru anlatacak mecra belki de henüz yaratılmadı. Burada ideal fikri, ideal mecra ve formatla buluşturmayı severim.

Rekabet iyidir ancak tahtadaki tüm taşları kontrol edebilmek daha da iyidir.

Yaklaşım

Yazar burada ne anlatmak istemiştir?

Benim için iyi iş, zekâ gösterisi yapmadan zekice davranabilen iştir:

Marka gerçekliğini bozmadan dikkat çeker, mecrayı hafife almaz, fikri de tek kullanımlık bir parıltıya indirgemez.

Stratejiye Fikir Fikre Format Formata Karakter

Söz uçar, yazı kalır.

Aklınıza gelebilecek her türlü soru için iletişim bilgilerim burada mevcut.

Ulaştığınızda mailin içinde herhangi bir yere “Söz uçar, yazı kalır” yazarsanız size bu cümlenin ne kadar yanlış anlaşıldığını da güzel bir hikâyeyle aktarırım.

Hiçbir şey olmasa bile güzel bir anımız olur...